Adil İlhan

Kimsin ve ne yapıyorsun?

1994 Ankara doğumluyum. Doğma büyüme Ankaralı olduğum için İstanbul’daki etkinlere gittiğimde beni gördüklerinde birçok kişi “Angaralı” diyorlar :) Meslek lisesi web programcılığı alanından mezun olduktan sonra Atılım Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümüne başladım. 2014 yılında üniversiteden mezun oldum. Liseden bu zamana kadar bilişim sektöründe birçok farklı başlık altında ve görevde çalıştım. Başlıklar hep farklı olmasına rağmen yaptığım iş hep aynı: Kod yazmak.

Şu anda Ankara’da yazılımcı olarak başladığım yurtdışı merkezli bir şirkette DevOps olarak çalışıyorum. Ürettiğimiz yazılımlar Amerika pazarını hedefledikleri için gündüz normal mesaimi yapıyorum. Akşamları da Amerika’nın gündüzü olduğu için onun getirdiği ekstra işlerle uğraşmak durumunda kalabiliyorum. Yorucu bir iş olsa da yine de üzerinde uğraştığımız uygulamaların birileri tarafından kullanılıyor ve beğeniliyor olması benim için itici bir güç oluyor.
İşten fırsat bulduğum zamanlarda genelde ekonomi ve sosyoloji ile ilgili makaleler okumaya çalışıyorum. İlkbahar ve yaz mevsimlerinde ise -internetin zor çektiği- bahçemde toprak ile uğraşırım. Sanırım yorularak dinlenmek sadece toprak ile mümkün.

Hangi donanımları kullanıyorsun?

Kişisel bilgisayarım MacBook Pro olmasına karşın kendisinin çok fanatiği değilim (şu ana kadar). Aslında temelinde Windows dışında her şeye varım modunda birisiyim. İş yerindeki masaüstümde Ubuntu (KDE) kullanıyorum. Ubuntu’yu kullanırken kendimi evimde hissederken, MacBook’u kullanırken de bayramdan bayrama ziyarete gittiğim akrabamın buz gibi salonunda oturuyormuşum hissediyorum (okurken o duyguyu hissetmişsinizdir). Her zaman çift monitör hastası olduğum için çalışma ortamımda minimum çift monitör olması için elimden geleni yaparım :)

Telefon olarak iPhone 5S, tablet olarak iPad 2 kullanıyorum. Daha önce birçok Android telefon kullanmama rağmen “Steve Jobs iyi ki iPhone çıkartmış” diyorum.

Önceleri birçok yazılımın/donanımın sıkı fani idim. Ama son zamanlarda olayın felsefe taraflarından uzaklaştım açıkçası. Artık kullandığım aracın girdisini çıktısını daha çok ön planda tutuyorum. Donanımlarda son teknolojiyi takip etmiyorum. Çünkü elle tutulan bir şeyin ömrünü tam doldurmadan atmak bana pek cazip gelmiyor.

Hangi yazılımları kullanıyorsun?

Bilgisayar başında olduğumda genelde yoğun olduğum için minimum miktarda yazılım kullanmaya özen gösteriyorum. Bu yüzden işlerimin çoğunu bir terminal uygulaması olan Yakuake üzerinden yapmaya çalışıyorum. Bunun yanı sıra döküman ve rapor işleri için LibreOffice ve email için Thunderbird kullanıyorum. İletişim için her ne kadar çok hoşlanmasam da Skype, WhatsApp ve Facebook Messenger kullanıyorum. Sunucularda Ubuntu veya CentOS kullanıyorum. Production işlerinde XenServer veya AWS kullanıyorum. O anki işe göre Sublime Text, Vim, PhpStorm ve RubyMine kullanıyorum. Mola zamanları için Steam favorim.

Çalışırken ne tarz müzikler dinliyorsun?

Çalışırken solo müzikleri daha çok tercih ediyorum. Ama bunun yanında türkü, türk sanat müziği dinlemeyi de ihmal etmem :) Aksanlarından olsa gerek İspanyolca şarkıları da dinlerim.

Hayalindeki çalışma ortamı nasıl?

Düğün salonundan hallice ortamlarda konsantre olunamayacağı için bir gün dünyanın açık ofis fikrinin yanlış olduğunu kanaat getireceğini düşünüyorum. Direkt açık ofis konsepti bitse eminim dünya çok farklı olurdu. Müzik dinlemek güzel ancak gürültüyü kesmek için “zorunlu” olarak müzik dinlemeyi sevmiyorum.