Ahmet Aygün

Kimsin ve ne yapıyorsun?

Yazılım geliştiricisiyim, hobi olarak 1999'dan, profesyonel olarak da 2001 yılından beri yazılım geliştiriyorum. İşim gereği yazılıma ek olarak elektronik donanım geliştirdiğim zamanlar da oldu. Serbest çalışarak ve web siteleri yaparak başladım, bir süre sonra özgür yazılımlarla tanıştım.
LKD bünyesinde etkinliklere katıldım, değerli insanlarla tanıştım, stand açtık, insanların bilgisayarlarına GNU/Linux kurduk. Dergide yazdım, topluluk yönettim, bu topluluktan arkadaşlarla bir GNU/Linux dağıtımı çıkarmak için Truva Linux adında bir projeye başladık. Bir süre sonra projeyi yürütmekte sorunlar yaşadık ve bu esnada yolum Pardus projesinin ilk 5-10 kişilik ekibiyle kesişti. Aynı hedefleri paylaştığımızı görünce Pardus'a katkı vermeye başladım, yıllar sonra bu projeyle de yollarımı ayırdım.

2010'da Türkiye'deki girişimlere emek harcamaya karar verdim, o gün bugündür 10'dan fazla girişimin kuruluşuna katkı verdim. Restoran sipariş sistemi, tedavi takip sistemi, akıllı ev sistemi ve sosyal ağlar ürettik.

Son olarak yaklaşık 2 senedir parçası olduğum yetenekli ve özellikle horeca sektöründe tecrübeli bir ekiple JokerMenü'yü geliştiriyorum. JokerMenü restorana gitmeden önce yemek siparişi verip online ödeme yapabildiğiniz böylece sipariş verme ve siparişin hazırlanma sürecinde kaybettiğiniz vakti size kazandırmayı hedefleyen bir girişim.

İstanbul Kültür Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunuyum. Fakat, bir istisna hariç ne bugüne kadar iş görüşmelerimde soruldu, ne de ben iş görüşmesi yaptığım herhangi bir meslektaşımın diplomasına önem verdim.

Hangi donanımları kullanıyorsun?

Donanımlar konusunda biraz muhafazakar davranıyorum. Uzun süre akıllı telefonlara direndikten sonra iOS uygulaması geliştirmek amacıyla iPhone 3GS kullanmaya başladım, o gün bugündür en sık 2 sürümde bir değiştiriyorum. Şu anda iPhone 6 kullanıyorum. Yine uzun zaman PC kullanıp, 2010'da iOS uygulaması geliştirmek amacıyla bir MacBook Pro aldım. O güne kadar ofisteki iMac'in başına oturduğumda ilk dakikada 'kim, neden kullansın bunu yea' diyordum. O günden beri de sadece MacBook kullanıyorum, MacBook değiştirme periyodum ortalama 4 yılda 1. Geçtiğimiz haftaya kadar MacBook Air kullanıyordum, bu hafta başından itibaren MacBook Pro kullanmaya geri döndüm. USB Type-C mağdurlarından biri oldum da diyebiliriz.

Bir ara iPad ve bilimum Android tablet kullandım ancak son 2 yıldır hiç ihtiyaç duymuyorum. Touchpad özürlü olduğum için Magic Mouse kullanıyordum, ta ki 5 sene sonunda bozulana kadar. Yeni modelinin şarj soketini kullanışlı bulmadığım için Logitech M175'e döndüm.

Hangi yazılımları kullanıyorsun?

Web'de gezinirken tarayıcı olarak Safari kullanıyorum ama konu web geliştirme olunca Chrome'dan başarılısını bulamadım. Dock'ta Notes.app, Chrome, iTerm, Atom, Xcode, Sketch (evet ara sıra tasarıma da bulaşıyorum ama amatörce) var. Backend yazdığım Go için Atom, iOS uygulamasını yazdığım Swift için Xcode, Android uygulamamız için Android Studio, ara sıra SSD diskte yer kazanmak için CleanMyMac, hızlıca bir dosya paylaşacaksam CloudApp, özellikle Chrome'u kapattıktan sonra RAM temizliği için Memory Clean, PostgreSQL'de veri yönetimi için Postico, MongoDB'de veri yönetimi için Robomongo, hızlıca ekran videosu çekmek için QuickCast, ekran görüntülerinde insanları anonimize etmek için Redacted, renk almak için Sip, müzik dinlemek için Spotify, bazı projelerde uzaktan destek verebilmek için TeamViewer, parola yönetimi için 1Password kullanıyorum.

Telefonda alışveriş için getir, Yemek Sepeti, iletişim için Slack, projelerimizi gözlemlemek için Stripe, Jira, Mixpanel, Google Analytics, TestFlight, MailChimp, 2 etkenli yetkilendirme için Google Authenticator, ulaşım için BiTaksi, Zipcar ve parola yönetimi için yine 1Password kullanıyorum. Bunların dışındaki uygulamalar bankacılık, sosyal ağlar.

Çalışırken ne tarz müzikler dinliyorsun?

Çalışırken jazz ya da klasik müzik ağırlıklı dinliyorum genelde, genelin haricinde Spotify'da ne bulursam diyebiliriz.

Hayalindeki çalışma ortamı nasıl?

Şu andaki ofisimiz Maslak Oto Sanayi Sitesi içerisinde olmasına rağmen şikayetçi değilim, kendine göre avantajları var. Ama donanım olarak herkesin konforlu çalışabileceği donanıma sahip olabileceği, mekan olarak da tercihen doğa manzaralı, balkonu ya da terası olan, mümkünse çalışma ortamıyla mutfak arasında 40-50 metre mesafesi olan bir ofisi tercih ederdim.