Arda Kılıçdağı

Kimsin ve ne yapıyorsun?

İsmim Arda, 1988 yılında mart ayında doğdum. Bilgisayarla ilk kez büyük kuzenimin evinde, DOS işletim sistemi ile tanıştım. Kendisi dışarı çıkınca elime “alan kısaltma oyunu: volfied yaz entera bas” gibi 5 10 satırdan ibaret, içinde “cd klasöradı” vs. gibi komutları da barındıran bir kağıt tutuşturmuştu :) O gün bilgisayar sevgisi doğdu bende diyebilirim. Dedemden ilkokulda sınıf birincisi gelirsem bilgisayar sözü almıştım, ve de geldim :) Kendime ait ilk bilgisayar ile 1998 senesinde bu vesile ile tanıştım.

O zamanlar ADSL gibi geniş bant çözümler yok, erişebileceğim internet sadece dial-up ile. Ailemi ilk başta internet erişimi için bir türlü ikna edemiyordum. “İnternete girersen telefonlar çalışmayacak”, “kendini oyuna verip derslerini aksatacaksın” gibisinden bahaneler önüme sürüyorlardı. Oyun konusunda haklıydılar da, ama bu beni durduramadı :) 2000’li yılların başlarında Front Page ile sağdan soldan gördüğüm örneklerle basit HTML siteler yapıp arkadaşlarımın evinde veya internet kafelerde bunları bir yerlere yüklüyor, aynı zamanda kurcalamaya devam ediyordum, lakin henüz ciddi bir seviyede değildim.HTML taslaklara ek olarak bu “üyelikli siteler”in nasıl yapıldığını merak ediyordum. Tabii o zamanlar kaynaklara erişim bu günkü kadar kolay da değil. PHP ve ASP kelimeleri dağarcığıma ilk kez o aralar girmişti.

Yazılımla tam anlamı ile asıl haşır neşir olma sebebim Opeth isimli İsveç’li gruptur diyebilirim 😃 Grubu ilk duyduğumda “Bu grubun mutlaka Türkçe web sitesini yapmalıyım!” diyip, bu duyduğum teknolojileri (üyelik, kısa mesaj, forum vs.) kendi yaptığım / yönettiğim sitede olmasını istemiştim, bir yandan da bu işle uğraşarak bu teknolojilerin nasıl yapıldığını öğrenmek istiyordum. O ara (internet kafedeki) araştırmalarım sonucu PHP-Fusion adındaki açık kaynaklı bir içerik yönetim sistemini keşfettim. Bu vesile ile ilk alan adı ve hostingimi alıp, içine bu scripti kurarak 2005 senesinde ilk kapsamlı web sitemi yayına almıştım. PHP-Fusion ve topluluk sitesi, aldığım çalışma kitapları ile birlikte PHP dilinde gelişmeme çok faydalı oldu. Herkesten PHP ve PHP-Fusion hakkında her gün onlarca soru geliyor, belki de hayatımda karşıma çıkmayacak hataları hem kullanıcılara yardım etmek, hem de bir yandan kendimi geliştirmek için araştırıyordum. Bu uğraşlar sayesinde 2011 senesine kadar Türkiye resmi sitesinde aktif rol oynadım / tercümelerini gerçekleştirdim, yöneticisi oldum, uluslararası alanda yönetim ekibinde bulundum.

Aktif olarak neler yaptığıma değinecek olursam, 2014 yılının sonundan beri Hobium isimli e-ticaret sitesinde geliştirici olarak yol oynuyorum. An itibari ile yazılım takım lideriyim. Bundan öncesinde video izleme sitesi vidivodo.com un yenilenmesini üstlenen takımda da rol aldım. Daha önce de Enüstkat Interactive’de back-end developer olarak çalıştım. Sektör hayatımda PHP yazarken son zamanlarda Laravel isimli PHP framework’ünü kullandım. Packt Publishing’den gelen teklif üzerine arkadaşım Halil İbrahim Yılmaz ile 2013 ve 2014 senelerinde Laravel’de farklı konulara değinen 2 adet İngilizce kitap yazdım.

İşin dışında yaptığım hobilerime değinecek olursam, IoT tarafı ile de oldukça ilgiliyim. Küçük bir sunucu ihtiyacım vardı, 2011 senesinde Raspberry Pi’yi ilk kez duydum. O ara Türkçe ne kaynak var ne de bilen, mevcut Linux bilgimle birkaç how-to makalesini o zamanlar kendi blogumda paylaştım. Yazılar oldukça tutunca Türkçe sitesini açmalıyım deyip Raspberry Pi Türkiye Topluluğu’nu kurdum. Yazdığım giriş seviyesi kitapla ve aktif forumları ile birlikte Türkçe en kapsamlı kaynak oldu diyebilirim. Bunlara ek olarak İstanbulPHP UG’de de bulunuyorum. Ayrıca sıkı bir FPS ve RPG oyuncusuyum diyebilirim.

Hangi donanımları kullanıyorsun?

Geliştirme yaparken ofiste Macbook Pro kullanıyorum. Bunun yanında Thunderbolt Display de 2. monitör görevini üstleniyor. Klavye olarak Apple kablosuz klavyeyi kullanıyorum, farem Logitech g402. Oyuncu faresi olsa da aslında avucu daha iyi desteklediğinden çalışırken bu tip bir fare seçtim. Evde çalışırken de Macbook Air kullanıyorum. Telefonum OnePlus 2. Lineage OS yüklü içinde. Ofiste kulaklık olarak AKG Y50, yolda müzik dinlerken ise Xiaomi Hybrid Pro HD kullanıyorum. Masamda ayrıca Stanley marka bir termos var. Mevsimine göre çay / soğuk su ihtiyacımı bununla karşılıyorum.

Evde makaleleri hazırlarken test amaçlı, duruma göre bağladığım Raspberry Pi modelleri, sunucu amaçlı bir adet Intel Nuc, DNS yönetici araç olarak da bir adet de Orange Pi Zero bulunmakta. Hepsinde Debian kurulu. Oyun için arada açtığım toplama bir bilgisayarım da var.

E-kitap okumak için Kindle Paperwhite kullanıyorum. Bir de uçlu kalemim var, 20 sene önceki modellerden, ince kasalı Rotring Tikky Special, fazla alıştım kaleme :) Bunlara ek olarak 2 aşamalı doğrulamalar için yanımdan hiç ayırmadığım bir de Yubikey 4’üm var.

Hangi yazılımları kullanıyorsun?

Geliştirme yaparken öncelikli olarak PhpStorm kullanıyorum. Buna ek olarak hızlı düzenlemeler için Sublime Text ve Vim de kullanıyorum. Terminal çözümlerinde iTerm2 ve zsh kullanıyorum. Geliştirme ortamında Git, Puppet, Vagrant, Virtualbox, yeni yeni de Docker kullanıyorum. Veritabanı yönetimleri için Sequel Pro, Robomongo gibi araçları kullanıyorum. Ofis çözümü olarak LibreOffice’i tercih ediyorum. Tarayıcı olarak Chrome, Chromium ve Opera kullanıyorum. Pek çok kez Vivaldi’ye geçmek istedim ama hala hantal geliyor bana.

Bulut dosya yönetimi olarak kendi sunucumda host ettiğim SeaFile’ı, not almak için de yine kendi host ettiğim Leanote’u ve Microsoft OneNote’u kullanıyorum. Clipboard yönetimi olarak Paste 2, Ekran parsel yönetimi aracı moom, E-posta uygulaması olarak Airmail ve Mailbird kullanıyorum. Göz sağlığım için de kullandığım tüm bilgisayarlarda f.lux yüklü. İlk başlarda açınca ne “biçim oldu ya renkler” diyordum, ama oda ışığına göre biraz kalibre edip kullanmaya başlayınca akşamları olan baş ağrılarım kesildi. Anlık mesajlaşmalar için ağırlıklı olarak Telegram ve Whatsapp kullanıyorum. Müzik dinlerken genelde Spotify, kullanıyorum, ama yerel müzikleri dinlerken özellikle Windows’ta foobar2000 kullanıyorum. Video izleyeceğim zaman da Netflix, Plex, mpv ve mpc-hc kullanıyorum. Bunlara ek olarak cep telefonumda 2 aşamalı doğrulamalar için Authy adlı program yüklü.

Çalışırken ne tarz müzikler dinliyorsun?

Blues, rock, yer yer akustik ve metal müzik de dinlediğim oluyor. progresif ve melodik müzikleri daha çok tercih ediyorum.

Hayalindeki çalışma ortamı nasıl?

Çalışma ortamının temiz havalı, doğayla iç içe bir yerde olmasını hep istemişimdir. Teras veya bahçeye çıkınca yeşillikler içinde olmayı hep istemişimdir. Tabii bunu isterken yaşadığım yere yakınlığı da önemli :) Pencereyi açınca temiz hava almalı, odaya güneş girmeli. Bunu çalıştığım yerlerde aldım çoğu kez. Ayrıca ortamın istediğim anda sessiz olabilmesi önemli de önemli bir etken olacaktır, özellikle kritik işlerde bunun ihtiyacını yaşadım. Koltuk seçimi de çok önemli benim için, yeri geliyor aynı yerde saatlerce oturuyoruz. Oturduğumuz koltuklar beli desteklemeli. Bunlara ek olarak pek fazla beklentim olmadı hiç. Kılık kıyafete karışılmamış, eğlenceli ofisler hep daha verimli olmuştur. Son olarak; çay ve kahve eksik olmamalı hiçbir ofiste :)