Barış Koçdur

Kimsin ve ne yapıyorsun?

Ben Barış, karmaşık bir kariyerim ve öncesinde de pek başarılı olmayan bir öğrencilik hayatım var. Istanbul’da Saint-Benoit lisesini bitirdikten sonra Ankara’da Bilkent Üniversitesinede Ekonomi eğitimi aldım. En iyi yaptığım şey, tüm öğrencilik hayatım boyunca yaz aylarında İstanbul dışında bulunmak oldu. Tüm seyahatlerim arasında, en yakın 3 arkadaşımla beraber Istanbul’dan Porto’ya arabayla gittiğimiz seyahat büyük olasılıkla hayatımdaki en güzel tecrübelerimden biri olarak kalacak. Üniversitedeki son finalimden sonraki ilk pazartesi mezun arkadaşlarımdan çok daha az bir maaşı kabul ederek, online marketing öğrenme hevesi ile, Mecidiyeköy’de bir online seyahat acentasında çalışmaya başlamakla hayatımın en cesaretli ve doğru kararlarından birini vermiş oldum. Sonrasındaki yıllarda sırasıyla Metglobal, Rocket Internet, Publik/Adphorus, Soostone, Hopi, Insider’da çalıştıktan sonra şu anda hayatıma danışman olarak devam ediyorum. Internet üzerinden yapılan işlere ilgi duyuyorum. Eski bir çekingen ve asosyal olarak, insanların girişken olmaması, kendini değerli görmemesi ile ilgili takıntılarım var. Olabildiğince etrafımdaki insanları heveslendikleri işleri bitirmelerine ve bunu yapmak için yeteri kadar iyi olduklarına ikna etmeye çalışıyorum. Pazarlama ve Ürün yönetimi alanlarında tecrübem var. Son iki yıldır da Girişimci Muhabbeti adında bir Türkçe Podcast’in prodüksiyonunu yapıyorum. Dronelar yeni hobim diyebilirim. Basit ve küçük bir drone aldım ve son bir yıldır onu iyi uçurmayı öğrenmeye çalışıyorum. Lise yıllarından kalma basketbol ilgim sürse de son zamanlarda ne yazıkki pek oynayabildiğimi söyleyemem.

Hangi donanımları kullanıyorsun?

Bir şirkette çalışırken en dikkat ettiğim şeyler arasında çalıştığım masanın üzerinde monitör, klavye ve fare dışında sadece not defterim olmasına dikkat ediyordum. Ben multitaskinge inanmayan, odaklanmanın işe yaradığını düşünen biriyim. Danışmanlık yaparken yanımda taşıdığım bir 13inc Macbook’um var. Bunun yanında evde oyun oynamaya yarayan bir desktop bilgisayarım var. iPhone 6 çıkana kadar bir iPhone 4 kullanıcısıydım. Elektronik aletler konusunda son gelişmeleri yakından takip eden biri değilim. Hepsinden önemlisi bir A3 not defterim var, onun içerisinde kariyerimde ilk düşündüğüm projeden şimdiye kadar tüm aklıma gelen fikirler bulunmakta. Zaman zaman açıp yeni şeyler yazıyorum ve eski projelerimi değerlendiriyorum. Eğer karar verebilirsem, masama yakın zamanda basit bir robot kolu koymayı planlıyorum.

Hangi yazılımları kullanıyorsun?

Birçok SaaS yazılımı kullanıyorum. Çoğu iş ile ilgili ama artık o kadar uzun zamandır kullandıklarım var ki onların ürün yönetim süreçlerine bile dahil ediyorum kendimi.
Optimizely
Visual Website Optimizer
Hotjar
Kissmetrics
Google Analytics
Mixpanel
Adespresso
Criteo
Trello
Jira
Google Drive
Adjust

Bu servisler son zamanlarda yoğun olarak kullandıklarım arasında. Bunların yanında kurulu şekilde çalışan Excel PowerPivot ile Xcode bulunuyor.

Telefonda; girişimci muhabbeti için Over isimli resim düzenleme uygulamasını, sabahları aklım yerine gelsin diye Peak isimli bir uygulama kullanıyorum. Swift öğrenenler için başlangıç seviyesinde öğretici bir uygulama olan Swiftly de uzun zaman silmeyeceğim uygulamalar arasında yer alıyor.

Haber almak için Medium, Hacker News ve Product Hunt uygulamalarını kullanıyorum.

Telefonumdaki oyunlar da Hearthstone, Duet ve Blek.

Girişimci muhabbeti komünitesi ile iletişime geçtiğimiz Slack’de çok vakit geçiriyorum. Hatta o kadar çok vakit geçiriyorum ki bir arkadaşım ile beraber Slack için bir ürün geliştiriyoruz.

Çalışırken ne tarz müzikler dinliyorsun?

Müzik zevkim 30 yılda hala oluşmadı. Spotify geldi neyseki beni kurtardı. Kendi oluşturduğum 80ler pop, eski amerikan folk müzikleri, Hans Zimmer parçaları, blues/soul listelerimle karaktersiz bir yelpazede müzikler dinleyebiliyorum. Çalışırken söz içermeyen ve belli bir tempoda devam eden parçaları tercih ediyorum.

Hayalindeki çalışma ortamı nasıl?

Hepimiz hayalimizdeki çalışma ortamında çalışıyoruz. Buna söylememin sebebi çalışma ortamından memnun olmayanların aslında daha iyisini hayal edemiyor olduklarına inanmamdır. Ben sakin, kolayca odaklanabileceğim ortamlarda hep daha üretken olmuşumdur. Bunun yanında günün belli saatlerinde 5-6 kişilik gruplarda fikir alışverişi yapmanın ve tartışmanın sakin olduğumdaki üretkenliğe olumlu etki ettiğini düşünüyorum. Son zamanlarda genelde yalnız ve farklı freelancerler ile çalıştığım için bunun üretkenlik için güzel ama sosyal olarak eksik olduğunu gözlemleyebildim.