Barış Yüksel

Kimsin ve ne yapıyorsun?

Selamlar, ben Barış Yüksel. Son 1.5 yıldır İstanbul'da yaşamakta olan bir yazılım geliştiricisiyim. Şu anda Paytrek’te yazılım geliştiricisi olarak çalışmaktayım.

Sevimsiz okul hayatımı özet geceyim, Lise 2'de sınıfta kaldım, sistem değişikliğinden dolayı akşam lisesine geçmek zorunda kaldım ve ordan mezun oldum. KTÜ Matematik bölümünü de 6 senede bitirdim.

Programlama (ve aynı zamanda bilgisayar) ile çocuk yaştayken elektronik mühendisi kuzenim aracılığıyla tanıştım. O dönem yaptığı bir devre ile LPT portu uzerinden haberleşmek için QBasic'te bir uygulama geliştiriyordu (OUT 888 :P), programlama ile tanışmam o an gerçekleşti. İlk bilgisayarıma kavuştuktan sonra alakasız bir şekilde Flash/Swishmax ile uğraştım ve bilinçsiz bir şekilde scriptler yazdım. Script yazmanın verdiği keyifle programlama dillerine iyice merak sardım ve kolay bir şekilde erişebildiğimden olsa gerek ASP öğrendim. Yazılım geliştiricisi olma yolunda ilk adımlarımı bu şekilde attım diyebilirim.

Şu anda ise, çalıştığım yerde ağırlıklı olarak Python ile geliştirme yapmaktayız. Daha önceleri PHP ya da Node.js yazdığım oldu, Golang ile kendi projelerimi geliştirdim ve severek tekrar kullanabilirim. Son zamanlarda Scala ve OCaml ile yoğun bir şekilde ilgilenmekteyim. 10 yılı aşkın bir suredir Linux kullanıcısıyım; Ubuntu, Fedora, Slackware, LFS deneyimlerim Arch Linux'a karar kılmamı sağladı, keyfini sürmekteyim.

Hangi donanımları kullanıyorsun?

İş yerinin dayattığı bir Macbook Air 13" var, onu geçiyorum. Kişisel bilgisayarım, 5-6 yaşında bir Lenovo z500, aldığımın üzerine sadece Samsung Evo SSD taktım. Siz sorunca baktım klavyem Logitech K360, mouse ise yine Logitech T400, ikisini de önermem. Cihazların her biri eskidi artık, şimdi farkına varıyorum :) Kulaklık olarak da Beats Solo2 Wireless kullanıyorum, çevrenin sesini kısmak için çok yardımcı oluyor. Telefon olarak da sevemesem de iPhone 6s kullanıyorum.

Hangi yazılımları kullanıyorsun?

Linux tarafından başlayayım. Ben GUI araçlar kullanamayan bir insanım, bu nedenle bir Desktop Environment kullanmıyorum, benzer şekilde bir file manager da kullanmamaktayım. Beni düşünerek geliştirilmiş araç i3 window manager. İnanilmaz pratik ve gerçekten kolay, her Linux kullanıcısına öneririm. Terminal için de LXTerminal kullanmaktayım. Dünyanın en başarılı GUI'i bu; üstte bir prompt vardır, yazarsın, altına sonucunu verir. Bir fikrin yarım asırdır değiştirilmesi gerek duyulmadıysa o fikir başarılıdır. (bknz: hard copy terminals) zsh, fish vs'den sonra söylenildiği gibi bash'e döndüm ve bash ile devam ediyorum. Docker'i aktif olarak kullanmaktayım. IDE olarak PyCharm, Idea ve CLion; editör olarak vim ve Sublime Text, tarayıcı için maalesef Google Chrome, müzik Spotify, Github'dan çok Gitlab ve son olarak da acil durumlar için Google Drive kullanıyorum.

Mac tarafında, window manager için Spectacle ve API testing için de Paw'a değinebilirim.
Geri kalan her şey ilkel bende, not tutmak için kağıt kalem, şifre saklamak için kitap aralarını kullanıyorum.

Çalışırken ne tarz müzikler dinliyorsun?

Genel olarak agresiflik içeren müzikleri seviyorum. Bu nedenle The Prodigy'nin büyük bir hayranıyım. Buna ek olarak Hotline Miami 2 soundtrack'lerinin üzerine kurduğum bir listem var, çalışırken ağırlıklı olarak o listeyi dinlemekteyim. Mükemmel bir odaklanma sağlar, tarzı çok başkadır, bir fırsat vermenizi öneririm. Zaman zaman 2Cellos da çok iyi gelir. Son olarak etnik müziklerden hoşlanırım, bu alanda da Azam Ali hayranlığım var.

Hayalindeki çalışma ortamı nasıl?

Söylemem gerekir ki galiba benim ruhum emekli bir amca; kendimi, çiçeklerimi suladığım bahçeli bir evde deneysel ya da açık kaynağa destek amaçlı kodlar yazarken hayal ediyorum. Ruhuma hitap eden bu sanırım.