Ezgi Erdem

Kimsin ve ne yapıyorsun?

Hayatı paylaşmayı çok seviyorum, paylaştıkça çoğalır felsefesini benimsemişim bir kere. Hafızamın ekmeğini çok yedim, beş yaşımdan beri hiçbir şeyi unutmam. Doğa ve sanat ile büyümem kendime doğru bir yol çizmeme sebep oldu. İçtenliği, samimiyeti gördüğüm insanlar için ölüp biterim. Sevdiklerim, hayallerim, amaçlarım ve keşiflerim olmadan yaşayamayan biriyim.
İlk paramı Dünya çevre günü için, boyum kadar çizdiğim resmim ile kazandım, ilk bilgisayarımı ve telefonumu alarak lisede teknoloji ve sanatı harmanlayarak büyüdüm. Üniversiteyi Eskişehir’de okudum ve çok aktif bir şekilde geçirdim, ilk seneden dans kulüplerinden tutun şehirlerarası konferanslara kadar herşeye katıldım. Hayata geçirmek istediğim fikirlerim vardı, üniversite ikinci sınıfta Ankara’ya GDG Ankara ve Startup Weekend etkinliğine katılmaya gittiğim hafta sonu hayatıma yön verdim. Eskişehir’e döner dönmez Google Developer Group Eskişehir’in kurucularından biri oldum ve aynı yarışmayı Eskişehir’de düzenlemek için kolları sıvadık. Android eğitimlerinden tutun web tabanlı yazılım dillerine kadar her konuda hep birlikte çok eğitim düzenledik. Uykusuz gecelerim uyuduklarımdan fazladır, bu aktifliğim okulu uzatmama neden olsa da hiç pişman değilim :)

Son senemde Turkcell Geleceği Yazanlar ekibinden teklif aldım ve community manager olarak part-time çalışmaya yani haftanın yarısını Eskişehir’de diğer yarısını İstanbul’da geçirdim. Google IO’ya giderek, keşfetmek istediğim neredeyse tüm akıllı cihazları Amerika’da deneyimledim ve diğer ülkelerdeki Google grup üyeleri ile materyal tasarım üzerine ve topluluk yönetmek üzerine çalıştık. Bu süreçlerde 34 ülkeden arkadaşlarım oldu ve çeşitli pazarlama çalışmaları yaptık halen de aktif bir şekilde görüşüyoruz :)

Ülkenin hali belli olmaz diye döner dönmez formasyon aldım. (aile 5 kuşak öğretmen sıkıyorsa alma) Bu sayede Matematik ve Bilgisayar öğretmeni oldum, sırf bir bileziğimiz daha olsun kolumuzda diye. Haftasına İstanbul’da emlak sektöründen bir teklif aldım. 1 ay kadar çeşitli pozisyonlar ile görüştük derken şu an çalıştığım Emlakjet’ten Product Manager teklifi aldım. Benim kaderim emlak sektöründen geçecek diyerek bu pozisyon ile profesyonel iş hayatıma başladım ve 1,5 yıldır ürünün her aşamasına dokunarak çalışmaktayım. Hep hayata bir daha gelsem yine ürün yöneticisi olurdum diyorum. Boş zamanlarımda bol bol seyahat edip, blog yazıyorum (ezgierdem.com).

Hangi donanımları kullanıyorsun?

Monitör, Macbook Air, kulaklık, cep telefonum, sarı yapraklı defter ve kalemlerim, post-itler, mutfaktaki kahve makinamız, bergamot kokulu çayımız, inekli su şişem ve kuru meyvelerim en sevdiğim donanımlarımdan. Masamdaki; hediyelerden arda kalan notlar ve kız kardeşimin resmi en büyük motivasyon kaynağım. Evet evet benim için en heyecan veren donanımlar bunlar :)

Hangi yazılımları kullanıyorsun?

İş hayatımda: İletişim için Slack, görüntülü aramalar için Skype ve Hangouts, prototipleme için Invision, user recordings, polls, heatmap ve click map için Hotjar, anket göstermek için GetSiteControl, tasarım için Sketch, tasarımların takibi için yine Invision ve Zeplin.io, dökümantasyon ve product management için bir dönem Aha.io kullandık şimdi Jira, Portfolio, Confluence üçlüsü ile product management yapıyoruz. Google Drive’ı da sıkça kullanıyoruz. Kişisel notlarım için de Evernote olmazsa olmazım, depolama alanı için ödediğim ücret dışında hiç bir eksisini görmedim. Yer imlerim oldukça kalabalık olduğu için yeni keşfettiğim raindrop.io’yu kullanıyorum.

Günlük işlerim için post-it ve Evernote’un quick note özelliğini kullanıyorum. Sunumlarım için Keynote kullanıyorum. Skecthing için sarı yapraklı defterim ve kalemlerim vazgeçilmezim (tasarımcılarla en iyi iletişim kaynağım diyebilirim), Wireframing için UXpin, AB testi için Optimizely. Ekran görüntüsü paylaşımlarım için infinit.io, sabah şeriflerimi hayırlamak için Panda’dan ve Designer Hangout Slack kanalından gelişmeleri takip ediyorum :)

Bunların dışında mobilde Google Keep, Invision, Slack kullanıyorum. İzlediğim dizileri Episoder ile takip ediyorum. Deli gibi Elevate ve Peak oynuyorum, günlük antremanlarımı kaçırmamaya özen gösteriyorum. Kişisel gelişim için oldukça faydalı, yabancı dil seviyesini geliştirmek için Elevate bire bir. Peak ise koordinasyon, problem çözme yeteneği, hafıza gibi birçok alanda kişisel gelişime katkı sağlıyor. Tabii ki bu kadar dijital yaşamıyorum, ailemin yanına gittiğim zamanlarda mobil dünyadan hızlıca uzaklaşıyorum; Kanasta, Trivial Pursuit ve King oynuyoruz :)

Çalışırken ne tarz müzikler dinliyorsun?

Spotify’dan “yoğun çalışırken dinlemelik” listemi severek dinliyorum, tasarımcılar tarafından da sevilen bir listeymiş dinlemek isterseniz: https://open.spotify.com/user/11123628681/playlist/7x265YW7Tq1vicEWah6XtM

Bunun dışında günlerden pazartesi ise Spotify Haftalık Keşif listesini, sözsüz müzik dinlemek istediğimde Coffee Jazz Table ya da Deep Focus listelerini dinliyorum. Takip etmek isterseniz Spotify kullanıcı kimliğim: 11123628681 :)

Hayalindeki çalışma ortamı nasıl?

Yer, zaman farketmeksizin dışarıdan da çalışabileceğim, ofise bağımlı olmayan ekipteki herkesin scrum kültürünü benimsediği iş arkadaşlarım ile dinlenme alanının da bulunduğu herhangi bir ofis/ortam diyebilirim.

Yaratıcılık, mühendislik gerektiren işler başta olmak üzere farklı ortamlarda çalışmanın bizlerin motivasyonunu arttırdığı ve yeteneklerimizi rahatça kullanmamıza olanak sağladığı aşikar. Hız ve kaliteli iş için çalışanların istekleri doğrultusunda hazırlanan ortamlar, hayalimdeki ortama yakın diyebilirim. Çünkü sadece sizin hayaliniz olması yetmiyor, iş arkadaşlarımın mutlu olması hayalimdeki ortamı güzelleştiriyor.