Fatih Arslan

Kimsin ve ne yapıyorsun?

Merhaba, Ben Fatih Arslan. Ankara'da yaşıyor (eşim ve minik bir aslan ile birlikte) ve buradan yine evden çalışıyorum. Üniversiteyi Ankara'daki Hacettepe Üniversitesinde Elektrik-Elektronik Mühendisi olarak bitirdim. Profesyonel hayatıma ise, hayatımda çok önemli bir yer kaplayan Pardus projesinde Araştırmacı olarak işe başlayarak başladım. Burada çok keyifli geçen bir süre sonrasında istifa edip (maalesef), İstanbul'daki Cardtek şirketinde Gömülü Yazılım mühendisi olarak işe başladım (ve aynı zamanda uzaktan çalışma maceram da başlamış oldu). Sonrasında Pardus'tan yakın bir arkadaşımın tavsiyesi ile San Francisco'daki Koding şirketinde Yazılım Mühendisi olarak işe başladım. Burada 3 yıl kadar süren güzel bir macera sonrasında soluğu DigitalOcean şirketinde buldum.

DigitalOcean şirketinde şu an Delivery takımında Yazılım Mühendisi olarak çalışıyorum. Yüzlerce mühendisin ürettiği ve bakımını yaptığı binlerce mikroservislerin deployment'ini oluşturan sistemi tasarlayan ekipteyim. Her iki şirket'in (Koding ve DigitalOcean) ana merkezleri ABD'de olduğundan sık sık New York ve San Francisco'ya gidip geldim (ve halen de gidiyorum).
Boş zamanlarımda açık kaynak dünyasına katkıda bulunmaya çalışıyorum. Github'da onlarca proje yazdım ve onlarcasına halen katkıda bulunuyorum, yeri geldiğinde bildiklerimi konferanslarda dile getiriyorum ve yazıyorum. Bunun dışında koşmayı seviyorum ve ciddi bir kahve sever biriyim.

Hangi donanımları kullanıyorsun?

Hayatımın merkezinde yeni aldığım MacBook Pro (13-inch, 2016) var. Öncesinde 15 inch sürümünü kullanıyordum fakat gezilerimin süresi artmaya başladıkça daha taşınabilinir ve küçük bir şey istedim. İnternetteki insanların aksine yeni MacBook'lardan çok memnunum.

Evde bütün gün çalışınca okumalarımı iPad Pro 9.7" üzerinden yapıyorum. En çok sevdiğim ve kullanmaktan keyif aldığım cihazlardan biri diyebilirim. Akşamları gün boyunca Pocket'e attığım yazıları buradan okuyorum.

Çalışırken kulaklık olarak Bose QC35 kullanıyorum. Ses kalitesi bir önceki Sennheiser Amperior kulaklığıma göre bir tık aşağıda olsa da, taşınabilinirlik, kablosuz olması, konforlu ve ses kesme özelliğine sahip olması bu kulaklığa terfi etme sebebim oldu.
Yeni Macbook'lardaki USB-C girişi sayesinde tek bir adaptör (Apple USB-C Dijital Çoklu Bağlantı) ile MacBook'a, Ekran'ı (34" Dell Curved, birden fazla ekran kullanmayı sevmiyorum, fakat tek bir tane büyük olması kod veya belge yazarken çok faydalı oluyor. ), mouse'u (Logitech G500s), web kamerasını (Logitech C930e), ses sistemini (Audioengine A2+ ve D1) hepsini bağlayabiliyorum. Gün içinde yine çalışma odamda bulunan Poang (Ikea'dan) oturma koltuğuna veya evin diğer odalarına (oturma odası, balkon, vs..) kolaylıkla geçiş yapabiliyorum. Bu geçişler tek bir kabloyu çıkartıp/takabilme sayesinde yapabildiğim için de çok konforlu oluyor.

Bunun dışında Apple Watch kullanmaya başladım geçen yıldan beri. Birden fazla şehrin (ülkenin) saatini göstermesi (benim gibi uzaktan çalışanlar için faydalı), günün sıcaklığını göstermesi, koşumu yaparken ölçmesi ve gelen aramaları göstermesi gibi özellikleri yüzünden seviyorum. Akşamları da yatağımın başında çalar saat görevi yapıyor.

Hangi yazılımları kullanıyorsun?

İşletim sistemi olarak macOS kullanıyorum. Ciddi bir Vim severim. 2002'den (ilk tanıştığım yıl) beri kullanıyorum. Bu sürede birden fazla Vim eklentisi de yazdım ve şu an aktif olarak geliştirmesini de yaptığım vim-go'yu gündelik hayatımda sık sık kullanıyorum.

Tarayıcı olarak Safari ve Google Chrome arasında gidip/geliyorum. Terminal için iTerm2 kullanıyorum ve her özelliğini istediğiniz kısayola atayabilme özelliğini çok verimli buluyorum. Yazılım dillerinin veya framework'lerin belgelerine bakmak için Dash kullanıyorum. Fotoğraflarım için Lightroom / Google Photos ikilisini yerine göre kullanıyorum. Uygulamalarımı açmak ve yönetmek için Alfred kullanıyorum. Şifrelerimi çok sevdiğim ve olmazsa olmazlarımdan olan 1Password'u kullanarak saklıyorum. E-postalarımı Google Inbox kullanarak yönetiyorum. (Fakat mail listelerini okumak için ara sıra Gmail'e geçiş yaptığım oluyor) Takvim uygulaması olarak Fantastical 2 / Google Calendar ikilisini kullanıyorum. Komut satırı uygulamaları içinde: git, tig, jq, hub, direnv gibi envai çeşit uygulamaları kullanıyorum.

Çalışırken ne tarz müzikler dinliyorsun?

Kod yazarken piyano müzikleri dinliyorum (özellikle şu Spotify Çalma listesini). Çok düşünmemi gerektirmeyecek işlerde, araba kullanırken, vs.. gibi işlerde ise Türkce Pop, elektronik, Daft Punk, vs.. kulağıma güzel gelen her şeyi dinlemeye çalışıyorum.

Hayalindeki çalışma ortamı nasıl?

Şu anki çalışma ortamımı çok beğeniyorum. Hayalimdeki çalışma ortamına çok yaklaştım diyebilirim. Tabi hayaller hiç bitmez. (bitmesin de!) Bu yüzden bazı eksiklikler var. Madem hayal ediyoruz:

Birincisi çalışma masam, "Standing desk" özelliğine sahip değil. New York'taki ofise giderken, oradaki masalarda çalışırken ne kadar rahat olduğunu görüyorum. Çünkü gün içerisinde hep oturmak istemiyorsunuz, ayakta çalışmak da bu yüzden faydalı oluyor. Bu konuda Jarvis'in Bamboo Standing Desk'ini tercih ederdim.

İkincisi, çalışma sandalyem replika bir Ergohuman. Türkiye'de maalesef Herman Miller gibi markaların sandalyeleri çok aşırı pahalı, ama fırsatım olursa bir Herman Miller Mirra 2 ile değiştirmek isterim.

Üçüncüsü, odamdaki Poang'i efsane Eames Lounge Chair ile değiştirmek isterim.

Son olarak, çalışma odamın bahçeye açılan bir kapısı olması. Gün içinde kolayca çimlere çıkabileceğim, gerektiğinde bahçede çalışabileceğim bir ortamın olmasını hayal ediyorum.

Ek olarak Doğukan Güven Nomak'ın düzenlediği Geliştirici ve Tasarımcı Sohbetleri röportajını da izleyebilirsiniz;