Lemi Orhan Ergin

Kimsin ve ne yapıyorsun?

Yazılım geliştirmeye olan sevgim çok eskilere dayanıyor. Ortaokul senelerinde Commodore64’de Basic dili ile senelerce kod yazdım. Hatta bir telefon rehberi uygulamamda, 10’ar 10’ar verdiğim satır numaralarının 64536 sınırına dayandığını ve yazmaya devam edebilmek için “goto” konutları ile projede boş bloklar açmaya çalıştığımı hatırlıyorum. Çocukluğumdan bu yana bilgisayarda oyun oynamayı hiçbir zaman çekici bulmadım. Kodladığım şeyin ekrandaki çalışan hali o zamandan bu yana bana hep gerçek ötesi ve olağanüstü gelmiştir.
2001 senesinden bu yana profesyonel olarak yazılım geliştiriyorum. Tıpkı doktorluk mesleğinde olduğu gibi, yazılım geliştirme benim için sadece bir meslek değil bir yaşam tarzı. Özel hayatım dışındaki büyük bir alanı kaplıyor ve öğrenmeye olan dinmeyen açlığı ile beni sınırlarımı aşma konusunda zorluyor.
Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nde lisans ve yüksek lisansımı tamamladım. Çocukluğumdan bu yana bilim adamı olmak hayalim vardı. Bir süre üniversitede kalmak için çok çabaladım. Ancak senelerce çıkmayan asistan kadrosu nedeniyle pes ettim ve bu hayalimi çok üzülerek rafa kaldırdım. Böylece profesyonel dünyadaki maceram başlamış oldu.
10 seneye yakın Sony’de farklı projede çeşitli görevlerde çalıştım. Gittigidiyor/eBay benim için ufuk açıcı bir deneyimdi. ACM’de danışman ve eğitmen olarak tüm sektörü tanıma fırsatı buldum. Şimdi ise hayalleri olan bir şirkette hayalleri olan insanlar ile çalışıyorum. İyzico’da Agile Software Craftsman olarak ekibime katkıda bulunuyorum.
Kendimi tanımlamam gerekirse en başta “tutkulu yazılımcı” diyebilirim. Görsellik takıntım var ve bu nedenle hazırladığım her sunum başına ortalama 50 saat harcıyorum. Sunum yapmayı ve birşeyler anlatmayı çok seviyorum. İnsanların önünde konuşurken çocukluk hayalimi geçekleştiriyormuş gibi hissediyorum. Temiz ve kaliteli kod yazma, test driven development, Agile mühendislik pratikleri, Agile & Lean kavramları, Scrum, Kanban gibi kavramlar bana hayat veriyor. Git konusunda hassasım :) İçeriği tamamen kendi tasarımım onlarca farklı eğitimim ve seminerim var.
Software Craftsmanship, yani yazılımda ustalaşma hareketinin sıkı bir sevdalısıyım. Bu alanda bildiklerimi tüm içtenliğimle paylaşmaya çalışıyorum. Topluluklarda ter dökmeyi ve sektörümüze katkı yapmayı çok seviyorum. Software Craftsmanship Turkey topluluğu kurucusuyum. 2012’den bu yana üyesi olduğum Agile Turkey topluluğuna 2 sene liderlik ettim. CraftSummit15, Agile Turkey Summit 2015 ve 2016 konferanslarının da Product Owner’lığını yaptım. Kariyerim boyunca 200’den fazla meetup düzenledim. Çok ter döktüm:)
2 oğlum var. Bir bilim kadını ile evliyim. Bilgisayar bilimi ve yazılım geliştirme, ailemin her alanında geniş yer buluyor diyebilirim:) Keratalarla geçirdiğim zamanı hiçbir şeye değişmem. O nedenle her ne olursa olsun ailem benim için en öncelikli şeydir.

Hangi donanımları kullanıyorsun?

2005’den bu yana Windows kullanmıyorum :) Sıkı bir Linux aşığıyım. Senelerce profesyonel makinamda RedHat, Fedora, Pardus, Kubuntu, Ubuntu kullandım. 2013’de MacBook Pro’ya geçtim. Kullandığım faremi çok seviyorum: Logitech MX Master. Telefon olarak iPhone 6 kullanıyorum. Tabletim yok. Bir bilgisayar, bir fare ve bir telefon dışında özel bir donanım kullanmıyorum.

Hangi yazılımları kullanıyorsun?

IntelliJ Idea’dan vazgeçemiyorum. Makinamdaki olmazsa olmaz uygulamalar: ZCommander (Midnight Commander ve Total Commander’ın Mac’deki varisi), Evernote (tüm ama tüm notlarım orada), Google Drive (yüzlerce GB veri tutuyorum), Dropbox (bir başka yüzlerce GB veriyi de burada tutuyorum), Keynote (logo tasarımından sunum ve afiş hazırlayamaya kadar geniş bir yelpazede kullanıyorum), XMind (sağlam bir mind mapping sevdalısıyım), Pocket (okunacak onca linki burada tutuyorum), Wunderlist (todo listemi yönetiyorum), Be Focused (pomodoro yaparken zamanı yönetiyorum), iTerm ve Zsh (konsolu kim sevmez ki). Atlassian araçlarını ve Github’ı aktif olarak kullanıyorum.

Çalışırken ne tarz müzikler dinliyorsun?

Ben sevdiği şarkıyı döngüye sokup onlarca kez sıkılmadan dinleyebilenlerdenim :) Çalışırken yabancı popüler şarkıların akustik versiyonlarını dinliyorum. Bu beni çok rahatlatıyor. Aşırı odaklanmam gerekirse 8-10 şarkılık enerji patlaması bir listem var. Onu açıyorum. Türkçe sözlü şarkıları mırıldanmaya başladığım ve odağımı yitirdiğim için çalışırken dinlememeye çalışıyorum.

Hayalindeki çalışma ortamı nasıl?

Hayalimdeki çalışma ortamını şöyle tarif edeyim: Bir tarafı tamamen pencere olan bir oda düşünün. Dışarısını görecek şekilde U biçiminde bir masa ve Herman Miller çalışma sandalyesi. 3 adet harici 27 inc ekran, tercihen iMac ya da Asus IPS. 15 inc MacBook Pro, 1 TB disk ve 16 GB bellek ile. Faremden vazgeçemem:) Logitech MX Master olmalı. Podcast ve video çekimi hayalim var. Onlar için de donanım olsa hiç de fena olmaz. Hayal benim nasıl olsa;)