Mine Canan Çiftçi

Kimsin ve ne yapıyorsun?

1988, Balıkesir doğumluyum. Akdeniz Üniversitesi “Bankacılık ve Sigortacılık” bölümünü bitirdikten sonra 2010’da Balıkesir Üniversitesi Turizm Fakültesi “Konaklama İşletmeciliği” okudum. Okul hayatım boyunca Garanti Bankası ve Jolly Tur gibi şirketlerin bünyesinde çalıştım.

Ağustos 2012’de ise güzellik, bakım, moda ve kişisel yazılarımı yazdığım şu an beni size ulaştıran Blog by Mine Canan isimli bloğumu açtım. Blog sayesinde tanıştığım güzellik ve kadın sitesi Kokteylde.com’un editörlüğünü yaptım. MLife Dergisi’nin moda sayfasında yazılarım yayınlandı ve Boyner, Aradolu.com ve Elidor gibi birçok marka ile iş birlikleri yaptım. 2014 yılında yüksek lisans yapmaya başladım –hala devam etmekte-. Yeni yerler keşfetmek için okulun Erasmus bug’ını kullanarak geçen sene tez dönemimde Polonya’ya gittim. Türkiye’ye geri döndüğümde Avrupa’da gezdiğim 10 ülke, 15 şehri Gezi Günlüğü adı altında bloğumda yazmaya başladım. 2016’nın yazında ise kamp yapmaya başladım. Bu iki etken dünyaya bakış açımı tamamen değiştirdi diyebilirim.

2016 yılı hepimiz için kötü bir yıldı sanırım, bu yüzden kötü şeylerden uzaklaşmak için eski dostlarım olan “sulu boya ve çizim” ile tekrar bir araya geldik ve böylece sulu boya çalışmalarına tekrar başladım. Çalışmalarımı Instagram hesabımdan (@minecanan) paylaşıyorum, yakında da satışa çıkacaklar.
2016 Temmuz ayında, çok yakın iki arkadaşım ile birlikte Twitter üzerinden Art For Duende isimli hesabımızdan sanat paylaşımları yapmaya başladık. Sevdiğimiz ve bizde “duende” etkisi bırakan sanat eserlerini takipçilerimiz ile paylaşmak ve etkileşimde olmak bizim için ayrı bir keyif.

Hangi donanımları kullanıyorsun?

Yukarıda da bahsettiğim gibi aslında birçok farklı çalışma düzenim var. Biri tez yazarken, biri bloğum ve Art For Duende için hazırlık yaparken, biri de çizim ve sulu boya çalışmalarını yaparken oluşuyor. Araştırmalarım için kullandığım bilgisayar: Toshiba Satellite C55-A-1U5.

Bloğum için yorumladığım ürünleri ve çizdiğim çizimlerimi fotoğraflamak için fotoğraf makinesi yerine telefonumu kullanıyorum. Şu an kullandığım telefon Samsung J7. Çok ama çok memnunum. Fiyat/performans olarak harika bir telefon. Fotoğraf çekimi ve kalitesi çok iyi. Nadiren de olsa kullandığım fotoğraf makinesi ise; Fujifilm FinePix S1600.

Evde ya da dışarıda tezimle ilgilenirken ya da bloğa yazı yazarken mutlaka müzik dinliyorum. Bu yüzden en iyi arkadaşım; Sony MDR-EX15LPPI kulaklık.

Çizim yaparken ise Artline kalemlerini kullanmayı çok seviyorum. ProMarker marka kalemleri tüm serisi ile almak en büyük hayalim. Kullandığım sulu boya; St. Petersburg White Nights. Aquarelle’nin defterlerini ise sulu boya yapmak isteyenler için önereceğim tek marka.

Kamp için kullandığım ve şiddetle tavsiye ettiğim çadırım: Quechua Arpenaz 3 Fresh & Black.

Hangi yazılımları kullanıyorsun?

Tez yazmak oldukça zor ve çok yönlü olduğu için bütün bilgilerimi Dropbox ve Google Drive’da tutuyorum. Bilgisayarın herhangi bir sıkıntı çıkartmasına karşı en garanti yöntem bu iki mecra oluyor. Blog için çektiğim fotoğrafları ise Snapseed, VSCO ile ya da Adobe Photoshop ile yapıyorum. Her türlü fotoğraf ve anlık paylaşımlarımı Instagram üzerinden yapıyorum. Art & Culture uygulamasıdan sanat paylaşımlarımız için fikirler topluyorum. Pinterest’ten dekorasyon başta olmak üzere birçok konuda mutlaka fikir ediniyorum. Mailleşmelerimi Gmail üzerinden yapıyorum. Tam bir kırtasiye aşığı olduğum için not alırken defter kullanmayı çok sevsem de dışardayken ya da acelem varken anlık notlarımı Evernote’a alıyorum. İnternette araştırma yaparken daha sonra okurum dediğim sayfaları Pocket eklentisini kullanarak kaydediyorum. Hem bilgisayardan hem de telefonumdan istediğim zaman kaydettiklerime göz atabiliyorum. Film ve dizi takibimi ise Netflix ile yapıyorum. Spor yaparken S Health’i kullanıyorum. Quora ile günlük kısa ve öz makalelere göz atarak hem yeni şeyler öğreniyorum hem de İngilizcemi taze tutuyorum. Seyahatteyken kullandığım –özellikle yurtdışında- uygulamalar ise; Flights, Skyscanner, TripAdvisor, Booking.com, Couchsurfing, Haritalar ve Here.

Çalışırken ne tarz müzikler dinliyorsun?

Müzik konusunda kulaklığımdan sonra ikinci en iyi arkadaşım; Spotify. İlk günden itibaren premium olarak kullandığım ve aylık ücretini hak eden en nadir uygulamalardan biri bence. Çalışırken dinlediğim müzikler çok değişiyor. Moderat’tan Jamie Cullum’a ışık hızı ile geçebilirim. Ama ağırlıklı olarak dinlediğim müzik tarzları; deep house, elektronik/caz, dubstep, elektropop vs… Spotify’dan Mine Canan Çiftçi olarak aratırsanız herkese açık çalma listelerime ve takip ettiğim sanatçılara ulaşabilirsiniz.

Hayalindeki çalışma ortamı nasıl?

Minimalist bir insan olduğum için çalışma ortamım ferah, ilham verici ve en az eşya ile donatılmış olmalı. Eğer yanında bir de sade kahve varsa, her yer benim çalışma ortamım olabilir. Aslında şu an çalıştığım ortam neredeyse böyle. Bu yüzden çok şanslıyım. Ortamın karışık ve kalabalık olması beni engelleyen en önemli faktörlerden. Madem hayal kuruyoruz, en sevdiklerimi bir araya getirirsem; “seyahat edip kamp yaparken uzaktan çalışmak” diyebilirim!