Oğuz Kılıç

Kimsin ve ne yapıyorsun?

Merhaba, ben Oğuz Kılıç, 3 yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Kendimi soğukkanlı, sakin ve mükemmeliyetçi biri olarak tanımlayabilirim. Bazen fazla sakin olduğumdan yakınanlar yok değil :) Programlamaya başlamadan önce yoğun bir şekilde Linux sistemler ile ilgileniyordum. Programlama merakım tam olarak işletim sisteminin kaynak kodlarını okumaya başladıktan sonra başladı. Çalışma hayatıma İzmir’de butik bir dijital ajansta backend developer olarak başladım. Uzun bir süre PHP yazdım. Aynı sıralarda üniversite macerası başladı. Alakasız bir bölümde okurken bu durumun beni mutsuz ettiğini fark ettim ve okul ile ilişkimi keserek tamamen yazılıma odaklanmaya başladım. Sektörün alaylı olarak tarif ettiği kişilerden biriyim.

Sonrasında 1 yıl kadar yurtdışı bir online bahis şirketinde remote olarak front-end developer pozisyonunda çalıştım. Ardından Kocaeli’ne döndüm ve burada da bir süre freelance olarak çalıştım. Daha sonra yazılımın merkezi olan İstanbul’a bir dijital ajansta çalışmak üzere taşındım. MagiClick, Nexum gibi şirketlerde çalıştım. Uzun bir süre UI development yaptım. En keyifli zamanlarımı ve aynı zamanda en yorucu zamanlarımı ajanslarda geçirdim. Bugün hemen hemen herkesin her gün dolaştığı birçok siteye elim değmiştir mutlaka :) Bugün tekrar ajansta çalışmak ister misin diye sorsanız kesinlikle hayır derim çünkü özel hayatınızdan çok şey götürüyor.

Yaklaşık 3 ay önce iyzico ailesine Senior Front-end Engineer olarak katıldım. Öncesinde cimri.com’da yine aynı pozisyonda çalıştım. Burada UI development’tan daha ağırlıklı olarak JavaScript yazdım. Biraz şanslıyım çünkü çok değerli insanlarla çalışma fırsatı yakaladım bu şirketlerde. Kişisel gelişimime inanılmaz katkısı oldu diyebilirim. Kahve içmeyi çok seviyorum ancak bir süredir kahve içme sıklığını azalttım. Yabancı dizilerin sıkı bir takipçisiyim. Her sabah takip ettiğim bazı kaynaklar var onları okuyarak işe başlıyorum. İş dışı yeni teknolojileri kurcalıyorum ve ufak projeler yapıyorum. Bol bol müzik dinliyorum hemen hemen her yerde.

Şu sıralar Front-end İstanbul adında yeni kurduğumuz bir topluluğun yardımcı organizatörlüğünü yapıyorum. Vaktimin çoğunu bu topluluğu büyütmek ve daha faydalı hale getirmek için harcıyorum.

Hangi donanımları kullanıyorsun?

İşte ve evde MacBook Pro 13-inch retina kullanıyorum. MacBook benim elim ayağım neredeyse. Telefon olarak iPhone 6 Plus kullanıyorum iPad ihtiyacımı kısmen ortadan kaldırdı bu telefon. Mouse ve klavye kullanmıyorum MacBook’un kendi klavye ve trackpad’i yeterli benim için. Telefon ve bilgisayar dışında başka elektronik cihazlar kullanmıyorum. Ufak bir ajandam var not almayı ve gün içinde yaptıklarımı - yapacaklarımı yazmayı seviyorum. Dijital not tutucu uygulamalar çok kullanışlı ancak ben biraz kâğıdın kokusunu sevenlerdenim :) Ancak bazen Evernote’ta da saklıyorum notlarımı.

Hangi yazılımları kullanıyorsun?

Kod editörü olarak Atom kullanıyorum. Kendime göre özelleştirdiğim bir platform benim için. Boş vakitlerimde spacemacs’e alışmaya çalışıyorum. Normal yazı yazmak için dahi Atom kullanıyorum. Konsolda iTerm2 ve Zsh kullanıyorum. Konsolu çok seviyorum ve hatta ofiste sadece bir monitörümü devamlı konsol olarak kullanıyorum. Yine ofiste iş gereği çok nadir olsa da IntelliJ Idea kullanıyorum. Git için bir arayüz kullanmıyorum tamamen konsol üzerinden komutlarla çalışmayı seviyorum daha hâkim olmamı sağlıyor. Kişisel işlerimde sunucu ve vpn olarak DigitalOcean kullanıyorum. Kişisel projelerime ait kodları GitHub üzerinde tutuyorum. Atlassian araçlarını aktif olarak kullanıyorum. Mail için default gelen mail uygulamasını tercih ediyorum. Müziklerimi Spotify üzerinden dinliyorum.

Çalışırken ne tarz müzikler dinliyorsun?

Çalışırken devamlı müzik dinleyen biriyim. Açık ofiste çalışmanın olumsuz yönlerinden bir tanesi fazla gürültü olması. Bu nedenle devamlı müzik dinliyorum. Açıkçası müzik dinlemeyi seven biri olarak hareketli şarkılar tercih ediyorum. UMF ve Sensation’ın 1-2 saatlik mix’lerini açıp dinliyorum. Rock müzik dinlemeyi seviyorum ancak Sting, Phill Collins, John Lennon gibi sanatçıları da bazen kafamı dinlendirmek istediğimde dinlediğim oluyor. Kısacası ruh halime göre her tür müziği dinliyorum.

Hayalindeki çalışma ortamı nasıl?

Güzel bir manzarası olması, yeşilliğin daha fazla olması benim için ideal bir çalışma ortamı. Sessizlik ve sakinlik için izole alanlar kritik konularda konsantre olabilmek için güzel olabilir. İnternetin ve çalıştığım cihazın gerçekten hızlı olduğu bir ortam benim için temelde ideal çalışma ortamıdır. Eğlenceli ofisleri seviyorum şu anki ofisimde hayalimdeki ofis kadar eğlenceli o yüzen keyfim yerinde diyebilirim :)