Oğuzhan Aslan

Kimsin ve ne yapıyorsun?

Merhaba, ben Oğuzhan Aslan. İstanbul’da yaşıyorum ve 26 yaşındayım. Frontend Developer olarak Hobium’da çalışıyorum. Daha önce Alpha Roger Group, Tapu.com, Krombera ve Epigra’da Frontend Developer olarak çalıştım.

Yazılım ile tanışmam, küçük yaşlarda evimde bilgisayar olmadığı halde, satın aldığım bilgisayar dergilerinde anlam veremediğim kodları görmemle başladı. Tam olarak hayalimin bu olduğunu düşünmüştüm. 1999 yılında eve bilgisayar gelmesiyle, o kodları bilip bilmeden uygulmaya çalıştım. ASP, C++, Visual Basic sayesinde ilk kodlarımı yazmaya başladım ve ardından devamı geldi.
Web ile ilgilenmeye, aslında yaşadığım ilçede benimle aynı müzik zevkine sahip insanları buluşturmak isteyen bir platform kurmam ve o platformu özelleştirmeye başlamamla olmuştu. Ardından bu tarz forum yazılımları için, tema üretmeye başladım. O zamanlar çok kullanılan SMF, PHPNuke gibi hazır sistemlere Türkçe temalar üretiyordum. Destek sayfalarında birbirimize yardımcı olmaya çalışıyorduk. User Interface tarafından zevk almaya başlamam sanırım bu olaylarla başladı.

Uzun bir süre freelance olarak dijital ajanslarla çalıştıktan sonra, İstanbul Aydın Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümünden mezun olmaya yakın, tam zamanlı çalışma hayatına başladım.

İşin dışında kalan vakitlerimi Müzik Prodüksiyonu veya yemek yapmakla harcıyorum. Müzik konusunda kendimi eğitmeye çalışıyorum. İlerisi için bu konuda farklı planlarım var ve profesyonel olarak Elektronik Müzik ile ilgilenmek istiyorum. Yemek ise işin hobi ve eğlence kısmı.
Kendimi geliştirmek için boş zamanları, iyi bir fırsat olarak görüyorum. Bu vakitleri alanımın dışında olan teknolojilere de ayırmaya çalışıyorum. Şu sıralar Lua öğrenerek mobil uygulama ve oyunlar yazmaya çalışıyorum. Çalıştığımız teknolojilerden uzak platformlarda veya araçlarda bir şeyler yapmak, hem kafamı dağıtmama fayda sağlıyor hem de ilk günkü heyecanı insana geri kazandırıyor.

Aynı zamanda Frontend Istanbul adında yeni bir organizasyon grubu kurduk. İnsanların sosyal organizasyonlarda daha aktif katılımcı olması için, gereken yapıyı kurmaya çalışıyoruz. Uygulamaya dayalı, kısa/orta zaman aralıklarında tekrarlanan, her seferinde yeni konuşmacıların dahil olup farklı konular anlatabileceği, etkinlikler düzenlemeyi planlıyoruz.

Hangi donanımları kullanıyorsun?

Şirkette Macbook Air ve Apple Thunderbolt Display kullanıyorum. Klavye ve Mouse olarak yine Apple’ın ürünlerini kullanıyorum.

Evde çalışırken Macbook Pro ve Asus ML249H IPS Monitör kullanıyorum.

Sadece oyun oynama amaçlı kullandığım, bir masaüstü bilgisayarım daha bulunuyor. Masaüstü bilgisayarım Intel Core i7-7700, 8 GB DDR4 Ram ve Nvidia GeForce GTX 960 ekran kartı, konfigürasyonuna sahip.

Telefon olarak iPhone 7 Jet Black kullanıyorum. Telefon koruyucu kılıf için, Spigen markasını tercih ediyorum. 2 tane farklı modeline sahibim. Kulaklık olarak Sennheiser CX 3.00 Kulak İçi Kulaklık kullanıyorum.

Ses kartı olarak PreSonus Audiobox, Midi Controller olarak Akai Mpk Mini MKII kullanıyorum. DAW olarak uzun süredir Studio One kullanıyordum. Şimdi Logic Pro’ya geçiş yaptım.

Hangi yazılımları kullanıyorsun?

Editor olarak Visual Studio Code, IDE olarak PhpStorm kullanıyorum. Konsolda iTerm2 ve Zsh, Veritabanı işlemleri için RoboMongo ve Sequel Pro kullanıyorum.

Tarayıcı olarak Opera ve Google Chrome kullanıyorum. The Great Suspender eklenti paketi ile harika oluyor. REST Client için Postman kullanıyorum.

Anlık mesajlaşma için, Telegram ve Slack kullanıyorum.

Not tutmak ve benzeri çoğu işlem için Microsoft OneNote, Package Manager olarak Homebrew, E-Posta işlemleri için Airmail ve Google Inbox, Pencere yönetimi için ShiftIt, Ofis programı olarak LibreOffice, Şifre yönetimi için LastPass, Dosya ve yedekleme için Dropbox ve iCloud, Müzik için Spotify ve Last.fm, Film ve dizi izlemek için Netflix, Plex kullanıyorum.

Sunucu ihtiyaçları için Scaleway, sunucu yönetimi için Ajenti kullanıyorum.

Çalışırken ne tarz müzikler dinliyorsun?

Eğer bulunduğum oda içerisinde çok fazla ses yok ve ortamdan kendimi soyutlamak istemiyorsam, çalışırken Müzik dinlemem. Ama yoğun bir işe girişeceğim zaman, çalışma arkadaşlarımdan rahatsız edilmemeyi rica edip, kulaklığımı takarım.

Çalışırken dinlediğim tarzlar ruh halime göre değişiyor. Müzikle uğraştığım için her tarzı dinleme zorunluluğu hissediyorum. Bu konuda endüstriyel amaçla üretilmiş popüler müzik parçalarını dinlemek yerine, kimsenin bilmediği etnik öğeler barındıran, yer altında kalmış müzisyenleri keşfetmek ve dinlemek gerekiyor.

Onun dışında genel olarak Groove tabanlı müzikleri seviyorum. Elektroniğe kayan Trip Hop, biraz da Disco Funk esintileri olan ortaya karışık şeyleri seviyorum.

Gramatik, NU, Parov Stelar, Mattafix, Nightmare on Wax gibi isimler örnek olabilir.

Hayalindeki çalışma ortamı nasıl?

İstanbul’da yaşayan biri olarak, benim için en önemli olan konu, işimin evime yakın olmasıdır. Önem sırasına göre gidecek olursak, planlı ilerleyen bir iş planı, tecrübe ve anlayış sahibi çalışma arkadaşları, rahat ve esnek çalışma koşulları, geniş ve yüksek tavanlı bir çalışma odası/ofis derim. Masa, koltuk gibi lüks görüntü dışında bir işe yaramayan envanterlerin, bir önemi kalmıyor bence bunların yanında.