Osman Üngür

Kimsin ve ne yapıyorsun?

Merhaba! Adım Osman, 1985 Istanbul doğumluyum. Lise mezunuyum, bugüne dek farklı firmalarda yazılım geliştirici, DevOps, yazılım geliştirme takım lideri ve yazılım mimari pozisyonlarında çalıştım.

Yazılım hayatımdan önce bilgisayar teknik servisi, giyim mağazalarında ve teknoloji mağazalarında tezgahtarlık gibi işlerde çalıştım. Bu sırada merak ile Linux kullanmayı öğrendim ve 3 yıl kadar dedicated sunucu satış ve sistem yöneticiliği hizmetleri verdim. Ardından müşterilerimin sitelerinin kodlarını düzenleme ve sunucu işlerini otomatize etme hevesi beni farklı bir yola yöneltti ve 2005 yılında yazılımcı olarak çalışmaya başladım.

İlk olarak PHP ile başlayan maceram 2010 yılında Java ile devam etti. Ağustos 2015'te hem yazılım ve hem de sunucu yönetimi tecrübemi daha verimli kullanmak hemde daha özgür olmak düşüncesiyle kendi yazılım şirketimi kurdum ve şirketlere eğitimler ve mimari danışmanlıklar verdim. 2016'nın sonlarına doğru Hollanda'ya yerleşme kararı aldım ve Amsterdam’da Youwe Commerce adlı bir yazılım firmasında Software Architect olarak çalışmaya başladım.

Sevdiğim işi yapıyor olmaktan oldukça mutluyum. Yaptığım işi "olması gerektiği gibi", "doğru yolu kullanarak" yapmak ve kendime yeni birşeyler öğrenebileceğim fırsatlar yaratmak işime olan heyecanımı ve motivasyonumu canlı kılıyor. Her ne kadar işime tutku ile bağlı olsamda eve iş getirmeyi sevmiyorum, işi işte bırakıyor, kendime ayıracağım herhangi bir vakti eve saklıyorum. Bu her alanda konsantrasyonumu yüksek seviyede tutuyor.

Günlük hayatımın önemli bir kısmında koşu, bisiklet gibi sporlar ve outdoor aktiviteler yer alıyor. Doğada olmayı, sakin, sade ve düzenli bir yaşamı benimsiyorum. Öğrenmeyi seven, olumlu, optimist ve hayattan keyif alma odaklı biriyim.

Hangi donanımları kullanıyorsun?

Kişisel bilgisayarım olarak Macbook Pro 15" Retina, işyerinde ise Macbook Pro 13" Retina ile beraber 24" bir monitör kullanıyorum. 2006 yılında 2. el olarak aldığım PowerBook G4 17"'ten beri Apple dizüstü ve masaüstü cihazlarını kullandım. Bu süreçte sadece 6 ay kadar XFCE'li bir Ubuntu üzerinde çalıştım. Telefon olarak Apple iPhone 6S, akıllı saat olarak ise spor aktivitelerim için Garmin Fenix 3 kullanıyorum. Teknolojik oyuncaklara pek ilgi duyduğumu söyleyemem. Gereklilik haricinde de kullanmıyorum.

Hangi yazılımları kullanıyorsun?

Hayatımdaki sade yaklaşım hem kullandığım donanımlara hemde yazılımlara yansıyor, bu nedenle çok farklı ve ilk kez duyacağınız şeylerden bahsetmeyeceğim. IDE olarak IntelliJ IDEA, editör olarak Textmate 2 ve konsolda vim kullanıyorum. Bunun haricindeki ihtiyaçlarım için macOS içerisinde gelen uygulamaları (Safari, bash, Terminal, Apple Pages, Apple Keynote vb.) kullanıyorum. Podcast dinlemek, birşeyler okumak ve okuyacağım makaleleri saklamak için yine aynı platformu kullanıyorum. Genel olarak işlerimi konsolda hallediyorum.

Müzik için Apple Music, fotoğraf ve dosya saklama, adres defteri, notlar ve takvim senkronizasyonu için iCloud kullanıyorum. Yeniliklere oldukça açığım ancak bu tarz konularda mümkün olduğunca Apple ekosisteminde kalmayı tercih ediyorum.

Çalışırken ne tarz müzikler dinliyorsun?

Tarz olarak genelde Elektronik ve Trance müzik (Armin van Buuren, Markus Schulz, Ferry Corsten, Above and Beyond, Cosmic Gate, Airwave) dinliyorum. Bunda müziklerin içerisinde ağırlıklı olarak vokal barındırmaması ve dikkatimi dağıtmamasının büyük etkisi var. Bunun haricinde daha sakin Ambient ve New-age synth tarzı müziklerde (Örneğin Jean Michel Jarre) dinlemekteyim.

Hayalindeki çalışma ortamı nasıl?

Bir çok farklı çalışma ortamını deneyimlemiş olarak bana en keyif veren 2 şey olmuştu. Birincisi, Istanbul Beykoz'da bir köyde müstakil bahçeli bir evde uzaktan çalışmak idi. İkincisi Ege ve Akdeniz'de çadır kampı yaparken yine uzaktan çalışmak idi. Şehirden uzak olmak, doğayla içiçe olmak ve bu sırada çalışıyor olmak oldukça güzel bir seçenek. Bu nedenle herhangi tarz bir ofiste, dört duvar arasında (buna Starbucks'da dahil) çalışmanın hayranı değilim.