Rıza Selçuk Saydam

Kimsin ve ne yapıyorsun?

Kitap okumayı çok seven bir ürün tasarımcısıyım. Lise yıllarında okuduğum kitaplar hakkında notlarımı, düşündüklerimi bloglayarak paylaşmam ile kendimi bir maceranın içerisinde buldum. Blogumu ihtiyacım doğrultusunda düzenlemek için bol bol Google’layarak, kaynak kodları okuyup, kurcalayıp, değiştirip arayüz geliştirmeye başladım.

Çankaya Üniversitesi’nde Matematik-Bilgisayar bölümünü okurken, bir yandan da Nokta’da çalıştım. Arayüz geliştirmeye devam etsem de, süreçte daha erken, stratejik açıdan etkili ve kullanıcı problemlerini çözen bir rol olması nedeniyle ilgim tasarıma doğru kaydı. Eğitimim ile tasarım sürecine daha veri odaklı, bilimsel bir yaklaşımla bakmaya çalıştım. Veri analizi ve kullanıcı araştırmaları sürekliliği ile Türkiye’de büyük bir kitleye ulaşan platformlarda deneyim edindim.
Mezuniyetimin ardından, yaklaşık 1,5 senedir ise Facebook’ta Messenger’ın büyümesinden sorumlu ekipte yer alıyorum. Temel anlamda görevimiz Messenger’ın büyüme stratejisini belirlemek, büyümesini hızlandırmak ve bu kapsamda ilgili ekiplerle projeler geliştirmek.

Hangi donanımları kullanıyorsun?

15-inch MacBook Pro Retina kullanıyorum, masamda yan ekran olarak kullandığım 27" Thunderbolt Display bulunuyor.
Eskizlerimi Dot Grid Book üzerinde yapıyorum. Çalışma alanımızda yer alan birçok beyaz tahta ve toplantı odalarımızın duvarlarını aktif olarak kullanıyorum.
Günlük hayatta 5" Google Pixel kullanıyorum. Messenger için birden fazla platformda tasarım yapıyor olduğumdan, iPhone ve birkaç Android telefonum daha var. Bu cihazlarının bir kısmı Messenger Lite’ı test etmek amacıyla, gelişmekte olan ülkelerin kullandığı popüler, eski Android telefonlardan oluşuyor.
Kulaklığım B&O H6. Kitaplarımı Kindle ile okuyorum. Ayrıca yanımda taşınabilir Anker şarj aletim bulunuyor.

Hangi yazılımları kullanıyorsun?

Tasarım için Sketch, prototipleme için Framer kullanıyorum. Sunumlarımı Keynote ile yapıyorum. Dosyalarım Dropbox’ta, şifrelerim 1PassWord’te. Kapsamını iş hayatım ile sınırlamadığım OmniFocus ile yapacaklarımı (to-do list) takip ediyorum.
Alfred ve TextExpander’ın yanı sıra çeşitli servislerin altyapısını kullanarak, çevirim dışı çalışabilen RSS okuyucusu Reeder’ı kullanmaktan da oldukça keyif alıyorum.
Sürekli yeni uygulamalara şans veriyorum fakat Ember ile kötü bir deneyim yaşamam nedeniyle uzun vadede varlığını koruyabilecek, geliştirilecek uygulamalara öncelik vermeye başladım. Eksik kalan noktaları da kendim otomatize etmeye çalışıyorum.

Çalışırken ne tarz müzikler dinliyorsun?

Yaptığım işin çeşitli aşamalarında müzik dinleme şeklim, tarzım değişiyor. Fikir üretmeye veya probleme çözüm bulmaya çalışırken genellikle odaklanabilmek için bildiğim müzikleri, sonrasında ise yeni ve bilmediğim müzikleri dinliyorum, bazen tersini de yapabiliyorum tabii. 🤗
Genellikle R&B, Electronic, Alternative, Pop tarzında dinliyorum. Hype Machine, OffRadio ve Spotify / Apple Music kullandığım platformlar.

Hayalindeki çalışma ortamı nasıl?

Sade ve aktif bir çalışma ortamı hayal ediyorum.
Bir süre önce işimin çok da masamın üzerindekilerle, donanımlarla ilgili olmadığının farkındalığına vardım. Bir ekip olarak platform veya araç ne olursa olsun, sürekli bir iletişim içerisinde, tam performans çalışabilmemiz hayalimdeki ortam.
Toplu taşıma aracında veya bir kafede rahatlıkla çalışmamı engelleyen ögeleri ortadan kaldırmak da bir diğer amacım. Bu bakış açısıyla kullandığım araçları, donanımları, beni içerisinde tutsak etmeyecek şekilde seçmeye ve güncellemeye, mümkün olduğunda bulutta ve dolayısıyla tarayıcı üzerinde çalışmaya yöneliyorum.