Selçuk Usta

Kimsin ve ne yapıyorsun?

Herkese merhaba! Ben Selçuk. 1987 yılında İstanbul’da doğdum ve o zamandan beri bu karmaşanın bir parçasıyım. Okan Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans mezunuyum. 2.5 yıla yakın bir süredir Hürriyet’te, Altyapı Geliştirme takımında Kıdemli Yazılım Uzmanı olarak görev alıyorum. hurriyet.com.tr, İçerik Yönetim Sistemi ve çevresinde gelişen tüm uygulamaların yaşamını sağlıklı bir şekilde devam ettirmesinden sorumlu ekibin bir üyesiyim.

Bir çok meslektaşım gibi ben de bilgisayarla “komut satırı üzerinden çalıştırılan Prince of Persia” oynayarak tanıştım. Sonrasında renkli Windows ekranlarıyla tanışma; disket(lere) kopyalanmış oyunları takas etme; ekran çözünürlüğünü değiştirince birbirine giren ekranın tamiri için klavye, mouse, kasa, monitörü sırtlayıp bilgisayarcıya götürme gibi anlamsız eylemlerle ilişkimiz bir hayli arttı. Yazılıma olan merakım ise siyah ekranda kendi ismimi yanıp söner şekilde gördüğüm ilk an başladı. PHP ile web programlamaya adım attım ve ilk profesyonel olarak nitelendirebileceğim yazılımlarımı (en fazlası 20-30 satırdır sanıyorum) SMF’e (Simple Machines Forum) eklentiler yazarak geliştirdim - hemen hemen hepsi tarihin tozlu sayfalarında -.

Üniversite zamanımda .NET platformuna olan merakım ise bugün beni bu noktaya getirdi. Profesyonel iş yaşantıma 2010 yılında Bilge Adam’da eğitmenlik, proje geliştirme ve kurumsal danışmanlık rolleri ile başladım. 2012 sonlarında başlayıp 2014 sonlarında biten maceramda ise Lynx S.p.A firmasında sigortacılık ve bankacılık yazılımları geliştiren ekiplerin içerisinde görev aldım. Kısa bir askerlik arasından sonra ise 2015 Haziran’dan bu yana Hürriyet ekibinin bir parçasıyım.

Sıkı bir İkinci Yeni Edebiyatı hayranıyım. Şiirlerini anlamlandırmaya çalışmak en büyük hobilerim arasında. Kendime ayırdığım vakitlerimi - özellikle son 6 ayda - hayatımıza yeni katılan oğlum (ismini de yazayım ki büyüyünce ‘neden benden bahsetmedin baba!’ demesin - Erdem) ile geçiriyorum. Ondan kalan vakitlerde ise yazı yazmayı (yazılım üzerine) tercih ediyorum. Yazılarımı da medium.com/@selcukusta adresinde topluyorum. Beni tanıyanlara göre de “hızlı yürümek” hobilerim arasında imiş (hareketsizliği bir prensip edinmiş kişi olarak çok da mantıksız gelmiyor :))

Hangi donanımları kullanıyorsun?

Uğur Umutluoğlu hocamın bahsettiği Macbook kullanmayan 10 yazılımcıya +1’im :) Şirkette, HP Pro Display P221 ve HP Zdisplay Z22i monitörlerle desteklenmiş HP Z440 masaüstü bilgisayar kullanıyorum. Klavye ve mouse konusunda kablosuz teknolojiyi bir türlü benimseyemedim. Bu sebeple ergonomisi yüksek HP kablolu klavye ve mouse setini kullanıyorum.

HP Probook 400 G3 notebook ise hem günlük ve uzaktan profesyonel işlerimin yürütülmesinde hem de kişisel işlerimin ve çalışmalarımın gerçekleştirilmesinde sağ kolum.

Her ne kadar Macbook kullanmasam da bir kolumu Apple’a kaptırmış durumdayım. Cep telefonu olarak iPhone 6, tablet olarak ise iPad 2 kullanıcısıyım.

Özel olarak kullandığım ve hayatımı kurtaran en önemli donanımım ise TP-LINK Mini Client Router’ım. Evimin mimarisi, modeme uzak noktalar oluşturuyor. Bu donanımı kimi zaman Repeater olarak kullanırken kimi zaman sadece kablolu çalışan Digiturk kutumu kablosuza çevirmek için kullanıyorum.

Hangi yazılımları kullanıyorsun?

Bir .NET geliştiricisi olarak olmazsa olmazım Visual Studio. Son dönemde diğer dil ve teknolojilere olan desteğiyle de hayranlığımı gitgide arttırıyor. Aktif olarak Python geliştiren biri olarak Visual Studio’nun sunduğu özellikler mutluluk verici.

Visual Studio Code’da ilk çıktığı günden beri hız ve performansıyla, tüm metin editörlerimi bilgisayarımdan kaldırmama neden oldu. Artık .txt dosyalarım için bile kendisini kullanıyorum :)
Robomongo, Redis Desktop Manager, SQL Server Management Studio ve DBEaver veritabanlarını yönetmek için kullandığım yazılımlar. BeyondCompare ile dosya ve klasör karşılaştırmalarını yapıyorum. Docker yeni bir teknolojiyi denerken olmazsa olmazım. Uzak bağlantılarımı yönetmek için mRemoteNG’yi kullanıyorum. Özel iletişimlerimi genellikle Google Hangouts üzerinden, şirket içerisinde ise Slack ve Lync üzerinden yürütüyorum. Tüm terminal ekranlarımı tek bir merkezde toplayan ConEmu son zamanlarımın favori uygulaması.

Notlarımı tutmak için Evernote, kişisel işlerimi sıraya almak için Trello kullanıyorum.
Şirkette ise kullandığımız temel yazılımları kısaca özetlemek gerekirse, CI ve CD süreçlerini yönetmek için Teamcity, Octopus ikilisini, zamanlanmış görevleri yönetmek için Jenkins’i, code review için Crucible’ı, kod kalitesini ölçümlemek ve olası bir hata durumunda hatalı paketin yayına çıkmasını engellemek için Sonarqube’u, yazılımsal hataların takibi için Kibana - dolayısıyla Elasticsearch ve Logstash - kullanıyoruz.

İrili ufaklı, deneyip yanılıp sildiğim ya da az sıklıkla kullandığım uygulamaları yazmaya sayfa yetmez sanıyorum :)

Çalışırken ne tarz müzikler dinliyorsun?

Çalışırken müzik dinlemeyi geçmişten bu yana çok beceremedim açıkçası. Bir süre sonra kendimi şarkıya eşlik ederken buluyorum :) İyi geldiği zamanlar ise sözün olmadığı müzikleri dinlediğim zamanlar. Smooth Jazz tercihimi rahatlıkla söyleyebilirim. Çok konsantre olmam gerekmeyen zamanlarda ise Türk Sanat Müziği ile ruhumu dinlendirmeyi seviyorum.

Hayalindeki çalışma ortamı nasıl?

İnsanlarla iç içe olduğum, bol bol yüzyüze iletişim kurabileceğim her ortamda çalışabilirim. Her ne kadar işimiz tamamen makineler olsa da asıl işin bittiği kısmın insan ilişkisi olduğunu düşünüyorum. Birbirini doğru anlayan kişilerin oluşturduğu çalışma ortamlarında doğru çalışmaların çıkacağına inancım sonsuz. Bunun dışında rahat bir koltuk, yanımda her daim ulaşabileceğim soğuk/sıcak içecekler hayalimin - aslında gerçeklerimin de - bir parçası.
Fiziksel ortam olarak ise, sıcaktan hiç haz etmeyen bir insan olarak serin bir ortam benim için biçilmiş kaftan. Kapalı bir kutu içerisinde çalışmak bir süre sonra dağılmama neden oluyor. Açık ofis bu sebeple tercihim.