Tarık Çayır

Kimsin ve ne yapıyorsun?

Merhaba! Ben Tarık Çayır.

’91 yılında Türkiyenin kara elmasıyla ünlü Zonguldak’ta hayata gözlerimi açtım, aslen Orduluyum. 20 yıla yakın tarih kokan İstanbul’da yaşıyorum.

Bilgisayara olan merakım beni çok geçmeden Yakacık Teknik Lisesi Bilgisayar bölümü Web Yazılım dalına, arkasından da İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümlerine sürekledi. Arkasından Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesiyle beraber lisans eğitimimi tamamlamış bulunmaktayım. Şimdi Anadolu Üniversitesi’nde Marka İletişimi bölümünde ikinci üniversitemi okuyor bir taraftan da Arel Üniversitesi’nde İşletme Yönetimi bölümünde yüksek lisans yapıyorum. Okumayı ve yeni bir şeyleri keşfetmeyi çok seviyorum.

Tohumlarını 2012 yılında attığım Momoth Dijital Medya Çözümleri şirketinin kurucusuyum. Benimle beraber 3 ortaklı bir şirketiz. Momoth’da ağırlıklı olarak yazılım çözümleri ve danışmanlık hizmeti veriyoruz. Bunun yanı sıra son dönemde Çay Kahve İnsan’ın gelişmesiyle beraber prodüksiyon hizmeti vermeye de başladık. Momoth’ta aktif olarak Yazılım Geliştirici olarak çalışıyorum, şirketimizin içindeki girişimleri ve süreçleri yönetiyorum.

Webmaster kavramının olduğu dönemlerde mesleğe adım attığımdan kendimi ifade ederken en sık kullandığım tanımlama ise “tasarım kökenli yazılım geliştirici” oluyor.

Hangi donanımları kullanıyorsun?

Masamda: 1 yıldan beri Dell Inspiron‘ı ve monitör olarak Asus VS238N’i kullanıyorum. Görür görmez tasarımına aşık olduğum ve 10 yıldan beri severek kullandığım Microsoft Curve 2000 klavyem var. Üretimi durduğundan sebep başına bir şey gelir düşüncesiyle 5 yıl önce bir arkadaşımdan aldığım yedek Curve 2000 klavyem daha var :) Fare olarak Logitech® M185 Nano kullanıyorum.
6 yıldan beri düzenli olarak sol elimin hemen yanında günlük karalamalarımı yapmak için kareli bir defterin olmasına özen gösteriyorum. Kalem olarak Rotring’in klasik efsanesi Tikky 0.7 mm’yi kullanıyorum.

Çay Kahve İnsan’ın çekimleri için Canon 70D 18-135 mm STM fotoğraf makinesi, bununla paralel olarak Boya WM5 yaka mikrofonu ve Camlink TP2500 Tripod kullanıyorum. Hafıza kartı olarak Sandisk 64GB 95Mb/s EXT PRO C10 kullanıyorum.

Günlük hayatımda telefon olarak General Mobile 5 Plus kullanıyorum. Teknolojinin içerisinde aktif olarak bulunduğum için akıllı saat vb. aksesuarları kullanmamaya gayret ediyorum.

Hangi yazılımları kullanıyorsun?

Her ne kadar denesem de IDE’lere bir türlü alışamadım. Uzunca bir zamandan beri Sublime Text 3 ve Notepad++, SASS çözümü için Koala, tarayıcı için Google Chrome, FTP için FileZilla, Git için Git Bash ve GitHub kullanıyorum.

Tasarım süreçlerim için Adobe Photoshop, Adobe Illustrator ve InDesign kullanıyorum. Kurgu ve montaj için Adobe Premiere Pro ve Adobe After Effects kullanıyorum. Proje yönetimiyle beraber günlük yapılacaklar listem için Redbooth, olmazsa olmazım Pomodoro takibi için tomato.es, şifrelerim için LastPass, kısa notlarım için Google Keep, depolama süreçleri için Google Drive’ı ve Dropbox’ı kullanıyorum.

Ekip içi yazışmalarımız için Slack, müzikler için YouTube ve Spotify’ı kullanıyorum.

Çalışırken ne tarz müzikler dinliyorsun?

Ben çalışırken müzik dinleyemeyenlerdenim. Onun için çalışırken kesinlikle bir şey dinleyemiyorum. Bırakın müziği ses dahi olsa çalışamıyorum. Bunun için çalışma ortamının kesinlikle sessiz olması gerekiyor. Özellikle montaj yaptığım süreçte buna çok dikkat ediyorum. Ancak daha önce yapılmış veya tekrarlanan işlerde müzik dinleyebiliyorum. Bu da o anki ruh halime göre değişiyor. Rap dinlerken birden bire doğunun müziklerine takılıp saatlerce dinlediğim oluyor.

Genel olarak kulağıma hoş gelen bütün müzikleri dinliyorum. Shazam’ın sayesinde çok güzel müzikler yakaladım. Hatta Spotify’da ve YouTube’da ‘Benim Babam Toyota Gibi Adam’ listelerine beğendiğim bütün müzikleri ekliyorum. Ara ara dinleyip müzikleri tüketmemeye gayret ediyorum. Dinleyeceğim müziği seçmek için zaman kaybetmeyi pek sevmediğimden dolayı hazır listeleri dinlemekten keyif alıyorum. Mesela Bora’nın hazırladığına şahit olduğum bir listesi var ki efsane. Şiddetle tavsiye ediyorum, Konfeksiyon Atölyesi oynatma listesini dinlediğiniz süre zarfında zamanda yolculuk yapabiliyorsunuz.

Hayalindeki çalışma ortamı nasıl?

Yakın gelecekteki hayallerimin arasında Apple ailesine adım atmak yer alıyor. Telefon dahil kullandığım bilgisayara kadar bütün süreçlerimi Apple’a taşımayı planlıyorum. Sketch’in tasarım tarafındaki rahatlığını gördükçe Apple’a adım atmak beni her geçen gün heyecanlandırıyor.

Hayalimdeki çalışma ortamına kısmen sahibim diyebilirim. Yaşadığım yer her ne kadar İstanbul’un dışında kalsa da evim göle ve ormana 100 metre mesafede. Şirketimizi kurduğumuzda masrafları kısmak adına garajımızda hayata geçirmiştik. Geçen sene garajı kapatınca evden çalışmaya başladık.

Uzunca süreden beri uzaktan çalışmaya alışık olduğum için zamanımın büyük bir çoğunluğunu çalışma masasında geçiriyorum. Hayalimde 3 metre uzunluğunda duvara monteli ayaksız ve verniksiz masif bir masa var.