Mert Bulan

Kimsin ve ne yapıyorsun?

Protel’de Back-end Developer olarak evden part-time çalışıyorum. Part-time olmasının nedeni ise aynı zamanda Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Bilgisayar Bilimleri okuyor olmam. Yaklaşık 5 aydır aktif olarak Ruby (ve Ruby on Rails) ile projeler geliştiriyorum ve Ruby’i gerçekten çok seviyorum. Mümkünse hayatımın geri kalan döneminde farklı bir programlama dili kullanmak istemiyorum. Bilgisayar başında geçen zamanımın dışında ilgimi çeken her konuda bol bol kitap okuyorum (Goodreads profilim) ve blog yazıyorum.
NOT: Apple fanboy değilim. :)

Hangi donanımları kullanıyorsun?

İlk alüminyum yekpare gövdeye sahip 2008 model MacBook kullanıyorum. İhtiyacımı yeterince karşılıyor. Akıllı telefon olarak iPhone SE, kulaklık olarak Sony MDR-ZX610APR kullanıyorum. Bir de Kindle Paperwhite’ım var ama maalesef Türkçe e-kitap bulma konusunda özellikle yeni çıkan kitaplarda çok fazla sıkıntı çekiyorum.

Hangi yazılımları kullanıyorsun?

Çoğu geliştiricinin aksine tarayıcı olarak Chrome yerine Safari tercih ediyorum. Çünkü Chrome çok fazla güç tüketiyor ve bilgisayarımın fanlarının çalışmasına neden oluyor. Geliştirme ortamım RubyMine, tema olarak One Dark’ı tercih ediyorum. Konsol tarafında iTerm’ü kullanıyorum, oradaki temam ise Brezilyalı bir illüstratörün kullandığı renk paletlerinden esinlenilen Paraiso teması. Çoğunlukla API uygulamaları yazdığımdan endpoint’leri test edebilmek için Postman kullanıyorum.

Çalışırken ne tarz müzikler dinliyorsun?

Müzikleri sözlü ve sözsüz olarak ikiye ayırıyorum. Eğer çok fazla düşünmem ve odaklamam gereken bir iş varsa sözsüz müzikleri çoğunlukla da klasik müzikleri tercih ediyorum. Çok fazla odaklanmama gerek olmayan bir iş varsa The Beatles ya da Daft Punk dinliyorum. Apple Music’teki çalma listeleri gerçekten tatmin ediyor. Aslında çoğunlukla müzik dinlememeyi tercih ediyorum, sessizliği gerçekten çok seviyorum. Dışarının gürültüsünü izole etmek için kulaklık takıp herhangi bir müzik açmadığım zamanlar da oluyor.

Hayalindeki çalışma ortamı nasıl?

Ben daha çok klasik bir çalışma ortamında olduğunu hissettirmeyecek bir ortam hayal ediyorum. Ofislerde çok fazla oda olması rahatsız edici. Küçük ekipler halinde (bir büyük pizzayı paylaşabilecek kadar) açık ofislerin olduğu ancak istenirse tek başına çalışabileceğin mutlak sessizliğe sahip odaların da yer aldığı bir ortam hayal ediyorum. Tabiki çalışana istediği yerde çalışabilme özgürlüğü de verilmeli.